1925’TEN GÜNÜMÜZE ŞAPKANIN 100 YILI

Tarih ve Tasarımın Buluşması: Şapka Tasarımcısı Melis Özaktaş ve Atölyesi

Şapka İnkılabı’nın 100. yılı anısına hazırlanan, şapkanın evrimine tanıklık edeceğiniz bu özel sergiye davetlisiniz! Melis Özaktaş ve atölyesi tarafından günümüze uyarlanan tasarımların yer aldığı dönem sergisi, ilk olarak Kastamonu’daki Vedat Tek Kültür ve Sanat Merkezi (Şapka Müzesi) bünyesinde gerçekleştirildi. Serginin İstanbul’daki ilk buluşma yeri olan Gajo Sanat Galerisi’nde bu tarihsel yolculuğu deneyimlemeye davetlisiniz.

KOLEKTİf HAFIZA

Kolektif Hafıza, farklı kuşaklardan ve düşünsel arka planlardan gelen sanatçıların uzun süredir birlikte yürüttükleri üretim sürecini bir araya getiriyor. Ressam Serdal Arslan’ın gözetiminde Mimar Sinan Atölye çatısında çalışan grup, bireysel deneyimlerin ortak bir ifade alanına nasıl dönüştüğünü izleyiciyle buluşturuyor.

KAÇIŞ NOKTASI

EMİR KARADEMİR

“Kaçış Noktası”, Emir Karademir’ in otomobilleri ve yolları birer ulaşım aracından çıkarıp özgürlüğün, yön arayışının ve içsel dönüşümün metaforlarına dönüştürdüğü bir sergi.

PROMETHEUS’UN MİRASI

ÖZGÜR YENER

Özgür Yener, çalışmalarında birey-toplum ilişkisini, mitolojik göndermeler ve çağdaş eleştirel yaklaşımlarla ele alan bir sanatçıdır. Geometrik biçimler, saf renkler ve soyut düzenlemelerle kurguladığı eserlerinde; cinsiyet, hiyerarşi, sınıf ve mülkiyet gibi kavramları sorgular. Sanat pratiğini, estetik ile düşünsel derinliği buluşturan bir ifade alanı olarak kullanır.

Öteki 

Karma Sergi

Bir çiçek bahçesini düşün.

Ama bu, bir bahçıvanın dikkatle biçtiği, sıra sıra dizdiği, büyümesini planladığı bir bahçe değil. Bu, yol kenarında, kaldırımların arasından yükselen, kimsenin izni olmadan açan çiçeklerin olduğu bir bahçe. “Öteki”, işte bu çiçeklere benzer. Onlar bir plana göre dikilmemiştir; kimse onları nerede, nasıl büyüyecekleri konusunda yönlendirmemiştir. Onlar, yaşamın her şeye rağmen sürdüğü, kendiliğinden oluşan alanlarda boy verir. Çatlaklardan. Boşluklardan. Görünmeyen köşelerden. 

Bu bir sergi değil, bir tanıklık, kaldırım taşlarında açan çiçeklerin sergisidir. Ve belki de en çok orada, o boşlukların arasında büyüyen çiçeklerde, gerçek güzelliğin ne olduğunu hatırlarız.